
Haftasonu Bolu'daydım. Bizimkileri ziyarete gittim. Bu akşamüstü Ankara'ya döndüm, eve gelmek için dolmuşa bindim. Sadece şoförün arkasında yer kalmıştı, geçtim oturdum ben de. Parayı uzatıp dolmuşun hareket etmesini beklerken, dolmuşçuyla ön koltukta oturan kadının sohbeti takıldı kulağıma.
Dolmuşçu "Çalışıyor musunuz?" diye sordu. Yeni tanışan iki kişi olduğunu fark edince merakım arttı iyice, kulak kesildim. Kadın, yakındaki sağlık ocağında çalıştığını söyledi. Adam, "İyi tanıdınız beni, ben sizi çıkaramamıştım" dedi. Kadın, "Aaa tabi tanıdım sizin küçügünüzle arkadaştık biz" dedi. Ben nedense, kadının adamla ilgilendiğini hissettim bir an. Hoşuma gitti, adamın parmaklarına baktım yüzük müzük yoktu. İkisi de ölçülü, düzgün insanlara benziyorlardı. Ben tam, belki de yeni bir aşkın başlayışına tanık oluyorum diye keyifli keyifli hayal edip ikisine bakarken.... Hoop dolmuşçuyla göz göze geldik aynada. Adam resmen beni onları dinlerken yakaladı. O da kendini yakalanmış hissedip rahatsız olmuş olacak ki yol boyunca tek kelime bile etmedi kadına.
Kendimi pek kötü hissettim. Dolmuşta oturan mahalle baskısı olarak, bir kadınla bir erkeğin sohbetini sabote etmişim gibi... İkisi arasındaki sessizlik öyle büyüdü ki beni oracıkta ezip küçücük yaptı. Keşke daha yakın bir yerde otursaydım da hemen dolmuştan inip rahat bıraksaydım insanları diye düşündüm. Sonuçta iş işten geçti, kadın benden önce indi, kuru kuru "İyi akşamlar" dediler birbirlerine. İnene kadar dolmuşçuyla göz göze gelmemek için elimden geleni yaptım. Mahalle baskısının vücut bulmuş hali olarak dolmuştan indiğimde, kendi kendime "Allahtan, kimse bilmeyecek" dedim. Ama artık siz de biliyorsunuz işte, tamam utanıyorum ama cidden kötü değildi niyetim;)
Hem zaten koca koca insanlar, utanmıyorlar mı orada burada sohbet etmeye kardeşim. Ayıp diye bir şey var. Suç hırsızda mı hırsızı yakalayanda mı kardeşim. Ar namus kalmadı bu memlekette :)))
Kendimi pek kötü hissettim. Dolmuşta oturan mahalle baskısı olarak, bir kadınla bir erkeğin sohbetini sabote etmişim gibi... İkisi arasındaki sessizlik öyle büyüdü ki beni oracıkta ezip küçücük yaptı. Keşke daha yakın bir yerde otursaydım da hemen dolmuştan inip rahat bıraksaydım insanları diye düşündüm. Sonuçta iş işten geçti, kadın benden önce indi, kuru kuru "İyi akşamlar" dediler birbirlerine. İnene kadar dolmuşçuyla göz göze gelmemek için elimden geleni yaptım. Mahalle baskısının vücut bulmuş hali olarak dolmuştan indiğimde, kendi kendime "Allahtan, kimse bilmeyecek" dedim. Ama artık siz de biliyorsunuz işte, tamam utanıyorum ama cidden kötü değildi niyetim;)
Hem zaten koca koca insanlar, utanmıyorlar mı orada burada sohbet etmeye kardeşim. Ayıp diye bir şey var. Suç hırsızda mı hırsızı yakalayanda mı kardeşim. Ar namus kalmadı bu memlekette :)))







